Kooperatif Yöneticilerinin Cezai ve Hukuki Sorumluluğu

Türkiye’de kooperatifçilik, konut, sanayi ya da tarımsal kalkınma gibi pek çok alanda ekonomik hayatın önemli bir parçasıdır. Ancak kooperatif yöneticilerinin sorumluluğu, çoğu zaman sanıldığından çok daha ağırdır. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu, kooperatif yöneticilerini sadece birer özel sektör temsilcisi olarak görmez; belirli fiiller söz konusu olduğunda onları doğrudan “kamu görevlisi” statüsüne taşır. Yani kooperatif yöneticileri rüşvet, irtikap, zimmet, görevi kötüye kullanma, görevi ihmal gibi kamu görevlilerine mahsus suçlardan yargılanabilecektir.

Kooperatif Yöneticilerinin Cezai ve Hukuki Sorumluluğu: Kamu Görevlisi Statüsü ve Yaptırımlar

Kooperatif yöneticilerinin cezai ve hukuki sorumluluğuna dair onları birer kamu görevlisi statüsünde değerlendiren düzenlemeler ve bu konuda karşılaşabilecekleri hukuki ve cezai yaptırımlara birlikte bakalım.

1. Hukuki Dayanak: Neden Kamu Görevlisi?

Kooperatif yöneticilerinin cezai statüsünü belirleyen temel düzenleme, 1163 sayılı Kanun’un 62. maddesidir. Bu maddeye göre; kooperatif yönetim kurulu üyeleri ve memurları, kooperatifin paralarına, kıymetli evraklarına ve diğer mallarına karşı işledikleri suçlardan dolayı Türk Ceza Kanunu (TCK) anlamında kamu görevlisi gibi cezalandırılırlar.

Bu durumun hukuki sonucu şudur: Bir kooperatif yöneticisi usulsüzlük yaptığında, “zimmet”, “rüşvet”, “irtikap”,  “görevi kötüye kullanma ” veya “görevi ihmal”  gibi kamu görevlilerine özgü suçlara yönelik hapis cezası öngören maddeler doğrultusunda yargılanır. Buradaki temel amaç, kooperatif ortaklarının birikimlerini ve kamusal güveni en üst düzeyde korumaktır.

2. Cezai Sorumluluğun Kapsamındaki Temel Suçlar

Yöneticilerin idari ve mali süreçlerdeki eylemleri, yargı organları tarafından şu suç tipleri üzerinden değerlendirilmektedir:

Zimmet Suçu (TCK m. 247)

Yöneticinin, görevi nedeniyle kendisine teslim edilmiş olan ya da korumakla veya gözetmekle yükümlü olduğu kooperatif varlıklarını (para, taşınmaz, araç vb.) kendisinin veya bir başkasının zimmetine geçirmesidir. Kooperatif yöneticisi “kamu görevlisi” sayıldığı için zimmet suçu oluştuğunda verilecek ceza 5 yıldan 12 yıla kadar hapis cezasıdır. Eğer bu durum bir hile ile gizlenmişse (nitelikli zimmet), ceza yarı oranında artırılır.

İrtikap ve Rüşvet (TCK m. 250 – 252)

Yöneticinin, sahip olduğu idari gücü kullanarak ortaklardan veya üçüncü kişilerden haksız menfaat sağlaması neticesinde duruma göre rüşvet veya irtikap suçu gündeme gelebilir.

Rüşvet suçunun gündeme gelmesi için; suç işleyen kişilerin iradelerinin birbiri ile uyumlu halde olması söz konusudur. İrtikap suçunda ise kooperatif yöneticisinin zorlaması ile mağdurun işinin yapılmayacağı endişesi ile iradesi sakatlanır. Bu iki suç tipi arasında benzerlik olup; esaslı ayrışan noktası bu şekildedir ve kooperatif yöneticisi için her gündeme gelmesi muhtemel suçlardandır.

Görevi Kötüye Kullanma ve İhmal (TCK m. 257)

Kooperatif yöneticilerinin, Kanun veya ana sözleşmenin yüklediği görevlerin yerine getirilmemesi, genel kurul kararlarının kasten uygulanmaması veya kooperatifin zarara uğratılması bu suçu oluşturur. Örneğin, kooperatif defterlerinin usulüne uygun tutulmaması veya denetimden kaçırılması “görevi ihmal” olarak değerlendirilebilir.

Denetim görevini ihmal eden yöneticiler ve denetçiler de görev suçlarını işlemiş olmaları neticesinde yine görev suçlarından yargılanma ile karşı karşıya kalabilirler. O nedenle kooperatif yöneticileri ve denetçilerinin görevlerini yerine getirirken hassasiyetle konuyu ele almaları ve de suç olabilecekleri fiilleri ihmali davranışla gizlememeleri de büyük önem arz etmektedir.

3. Şahsi ve Mali Sorumluluk (Rücu Hakkı)

Yöneticilerin sorumluluğu sadece cezai sorumluluk ile sınırlı değildir. Kural olarak her yönetici kusuru ile neden olduğu zararlardan hukuken sorumludur.

Yönetim kurulu üyeleri açısından hukuki mesuliyetin doğabilmesi için; Kanun’dan ya da ana sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklere aykırı davranılmasından dolayı bir zararın meydana gelmesi, mezkûr zararın üyelerin kusurlu fiillerinden oluşması, ayrıca  anasözleşmeye ya da yasaya aykırı fiil ile zarar arasında illiyet bağının kurulması gerekir.

Bahsi geçen unsurlardan biri bulunmadığı takdirde yönetim kurulu üyelerinin hukuki sorumluluğuna gidilemez. Öten yandan, birden fazla yönetim kurulu üyesinin aynı zararı karşılamakla mesul olması durumunda, bu üyelerden her biri, durumun icaplarına ve kusuruna göre, zarar kişisel olarak kendilerine yükletilebildiği ölçüde, ilgili zarardan diğer üyelerle beraber müteselsil olarak sorumlu olur.

Yönetim kurulu üyeleri, görevlerini ifa ederken sergiledikleri kusurlu hareketler nedeniyle kooperatifin veya ortakların uğradığı zararları kendi şahsi mal varlıklarıyla tazmin etmek zorundadırlar.

Kooperatiflerde yönetim kurulu üyeleri aleyhine dava açma hakkı; kooperatife, ortaklara ve kooperatifin iflası durumunda alacaklılara aittir.

Sonuç

Kooperatif yönetimi, dışarıdan sadece birer toplantı ve imza süreci gibi görünse de, hukuki boyutu oldukça riskli bir görevdir. Yöneticilerin eylemlerinde çok daha dikkatli davranmaları gerektiği hem kendilerine emanet edilen görev hem de hukuki ve cezai sorumlulukları itibari ile oldukça önemlidir.

No Comments

Post A Comment