21 Nis Hobi Bahçelerine Ne Olacak
Hobi bahçeleri, aslında Kanun’da tanımı olmayan bir tabir olmakla; Türkiye’de kentleşmenin getirdiği doğaya dönüş arzusuyla bir “sosyal fenomen” olarak başlamış, ancak süreç içerisinde ciddi bir tartışma alanına dönüşmüştür. Bugün gelinen noktayı anlamak için, bu sürecin hukuki kronolojisini incelemek elzemdir.
5403 Sayılı Kanun’un Yürürlüğe Girmesi ve 2014 Yılında İlgili Kanun’da Yapılan Düzenlemelerin Etkisi
19 Temmuz 2005 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanan ve yürürlüğe giren 5403 Sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ve özellikle İlgili Kanun’una 2014 yılında eklenen düzenlemelerle; tarım arazilerinin belli büyüklüklerin altında ifraz edilemeyeceği; Hazine satışları dışında pay ve paydaş sayısının arttırılamayacağı düzenlenmiştir. Bahsi geçen düzenlemeler; tarım arazilerini ve tarımsal üretimi korumak adına getirilen düzenlemelerdir.
Bu noktada belirtmemiz gerekir ki; ülkemizde hobi bahçelerine olan ilgi ve rağbetin artması da tam da 2014-2015 yılları sonrası olmuştur. Süreç içerisinde hobi bahçelerinin pazarlanmasında; kooperatifler vasıtası ile tarlalar tek bir tüzel kişiliğe devredilmiş ve kooperatif ortaklık hissesi satışı ile tarlalar üzerinde fiili kullanım alanları oluşturulmuş ve hobi bahçeleri ilgili fiili parsellerin üzerinde inşaa edilmiştir.
İmar Barışı ve Yanlış Algı
2018 yılındaki İmar Barışı, hobi bahçesi sahipleri için büyük bir dönüm noktası oldu. Birçok vatandaş, aldığı “Yapı Kayıt Belgesi” ile bahçesinin tamamen yasallaştığını düşündü.
İmar barışından yararlanılması ve ‘yapı kayıt belgesi’nin edinilmesi; yapının tabiri caizse tanınması anlamına gelse de tarla vasıflı arazinin “tarım arazisi” vasfı değişmemektedir.
2020 Yılında Yapılan Düzenlemeler
2026 yılından önceki dönemde ; hobi bahçelerine yönelik en sert hamle 4 Kasım 2020 tarihinde geldi. 7255 Sayılı Kanun ile 5403 Sayılı Kanun’da radikal düzenlemeler yapıldı:
İlgili düzenlemelerde; tarım arazilerini hobi bahçesi olarak bölenlere ve pazarlayanlara hapis cezası öngörüldü.
Tarımsal araziler üzerinde yapılmış olan izinsiz yapılara ilişkin olarak Belediyelere ve İl Özel İdarelerine doğrudan yıkım yetkisi verildi ve yıkımların yapılmaması halinde, Tarım ve Orman Bakanlığınca yıkımın gerçekleştirileceği düzenlendi.
İlgili kanun düzenlemeleri 2020 yılında pandeminin de etkisi ile insanların doğaya dönüş arzusunun sonucunda hobi bahçelerine rağbetin artması neticesinde öngörülmüş olmakla; tarım arazilerinin kooperatifler vasıtası ile çok ortaklı yapılara kavuşturulmasının yaygınlaşması üzerine bu çok ortaklı yapıların engellenmesine yönelik de düzenleme öngörülmüş ve hangi nam altında olursa olsun bir tüzel kişilik vasıtası ile tarım arazilerini çok ortaklı yapıya dönüştürüp tarım arazisinin bütünlüğünü bozanlara ve amaç dışı kullanıma neden olanlara, aracılık edenlere bir ila üç yıl arasında hapis cezası da öngörülmüştür. Ancak ilgili düzenlemeler de tam anlamı ile uygulama imkanı bulamamıştır.
2026 Yılında Yaşanan Gelişmeler
Tarım arazilerine yapılmış izinsiz yapıların yıkımına ilişkin olarak 2025 yılında bir çok yıkım gerçekleşmiş ve hobi bahçeleri 2025 yılı ilkbaharı itibari ile oldukça gündeme gelmeye başlamıştır.
12.03.2026 tarihinde ise Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunulan Kanun teklifi ile; tarım arazileri üzerine yapılan izinsiz yapılara yönelik olarak idari para cezalarının ciddi biçimde artışı öngörülmüş ve de tarımsal amaçlı faaliyet gösteren kooperatifler haricindeki kooperatiflerin tarım arazileri üzerinde mülkiyet yahut sınırlı ayni hak edinmesinin önünde geçilmesi amaçlanmıştır. Ayrıca tarımsal amaçlı faaliyet gösteren kooperatiflerin kooperatiflerin tarım arazileri üzerinde mülkiyet yahut sınırlı ayni hak edinmesinin de Bakanlığın iznine tabii tutulması öngörülmüştür.
Tam bu konu yeni yeni gündem olmaya başlarken 04.04.2026 tarihinde Tarım Arazilerinin Korunması ve Kullanılması Hakkında Yönetmelik Resmi Gazete’de yayımlanmış ve hobi bahçeleri ile asıl gündem bu noktada oluşmaya başlamıştır.
İlgili Yönetmelik ‘bağ evi’ tanımını; tarımsal faaliyetin yapılması için ihtiyaç duyulan ve tarımsal üretimi artırıcı etkisi olan, doğal yapıyı bozmayacak şekilde inşa edilen yapı şeklinde öngörmüştür.
Ve bağ evi yapım kriterleri de Yönetmelik ekinde belirlenmiş ve buna göre; kural olarak en az 5 hektarlık (50 dönüm) tarım arazileri üzerinde; dikili tarım arazilerinde ise en az 1 hektar (10 dönüm), örtü altı tarım arazisinde ise en az 0,3 hektar (3 dönüm) üzeri arazilerde izne tabii olarak 30 metrekare oturumlu ve iki katlı bağ evi yapımı mümkün hale gelmiştir.
Ayrıca parsel bazında yalnızca 1 adet bağ evi yapılabileceği ve de her bir aile aynı ilçe sınırları içerisinde en fazla 1 adet bağ evi yapım izni alınabileceği öngörülmüş. Tarım arazisinin hisseli olması halinde diğer hissedarların muvafakati de şart koşulmuştur.
Yönetmelikte tarım arazileri üzerine yapılmış izinsiz yapılmış yapıların yıkımına yönelik olarak da usuller detaylı olarak düzenlenmiştir. Peki bundan sonra ne olacak? Sorusunun cevabı çok insanın merakla beklediği bir cevaptır. Uzun yıllardır ilgili Kanun düzenlemelerinin uygulanmaması nedeni ile çok fazla kişinin bir şekilde hobi bahçesi, tiny house, kır evi, bağ evi gibi tanımlanan yapıları yapması veya bu yapıları satın alması tartışmasız bir olgudur. Kitlelere yayılmış bu olgunun da çözüme kavuşması gerektiği kanaatideyiz. Elbette bu durumun tam tersi düşünceler de vardır ve bunlar da dinlemeye değer düşüncelerdir. Ancak yıllara yayılmış olan ve günümüz itibari ile çok fazla sayıda kişiyi ilgilendiren bu konu makul bir çözüme kavuşturulmalıdır.
Kaldı ki bu yönde hükümetin çalışma yaptığı bilgileri de dile getirilmiştir. Gelişmeleri takip etmek ve gerekli güncellemeleri sizlere ulaştırmak ümidindeyiz.
No Comments