SIKÇA SORULAN SORULAR

Trafik kazası sonrası tazminat nasıl alınır?

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu m.97 ve 100 hükmü gereği trafik kazası sonrasında maddi ve manevi zararların tazmini için öncelikle sigorta şirketine başvuru yapılması gerekmektedir. Başvurunun sonuçsuz kalması yahut sigorta şirketince yapılan ödemenin zararı karşılamaması halinde Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvuru veya dava yoluna gidilebilir. Sürecin etkin ve gerçek zararın tazminini gözetir şekilde yürütülmesi, hak kaybı yaşanmaması açısından büyük önem taşır.Sigorta şirketi bu başvuruya yasal süre içerisinde cevap vermek ve zararı karşılamakla yükümlüdür. Ancak uygulamada çoğu zaman eksik ödeme yapılamakta ya da başvuru reddedilmektedir. Bu durumda Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvuru yapılması ya da dava açılması mümkündür.Burada en kritik nokta, zararın doğru hesaplanmasıdır. Zira yanlış veya eksik hesaplanan talepler, ciddi hak kayıplarına neden olabilmektedir. Özellikle değer kaybı, araç mahrumiyeti ve hasar kalemlerinin ayrı ayrı ve teknik şekilde değerlendirilmesi gerekir.

Değer kaybı, kazaya karışan aracın onarılmış olsa dahi ikinci el piyasa değerinde meydana gelen düşüşün karşılığı olan zarar kalemidir. Tam kusurlu olmayan araç sahibi, karşı tarafın Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası yani Trafik Sigortası'ndan değer kaybı zararını talep edebilir; Trafik Sigortası teminat limiti dolması halinde ilgili değer kaybı zararı kusurlu aracın kasko sigortası varsa ve bu kasko poliçesi dahilince ihtiyari mali mesuliyet sigortası varsa bu poliçeden temin edilebilir. Böyle bir imkan yok ise de kusurlu araç işleteni ile kusurlu araç sürücüsünden temin edilebilir. Uygulamada sigorta şirketleri tarafından yapılan değer kaybı hesaplamaları çoğu zaman gerçeği yansıtmamakta ve düşük ödeme yapılmaktadır. Bu nedenle bilirkişi incelemesi ile gerçek zarar tespit edilerek tahkim veya dava yoluyla talep edilmesi gerekir.

Yaralanmalı kazalarda zarar kalemleri oldukça geniştir ve her biri ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Bu kapsamda;

- Geçici iş göremezlik tazminatı (iyileşme sürecindeki gelir kaybı)
- Sürekli iş göremezlik tazminatı 
- Tedavi giderleri
- Bakıcı giderleri
- Manevi tazminat talep edilebilir.

Sürekli ve geçici iş göremezlik tazminat hesabında; kişinin gelir durumu önem arz etmektedir. Sürekli iş göremezlik zararının tazmini noktasında iyileşme sürecinin tamamlanması ardından kalıcı olarak tespiti gerçekleşen sürekli iş göremezlik oranı üzerinden ilgili zararın tazmini mümkündür. Yargıtay kararlarında yerleşik uygulamaya göre kaza sonrası 12 ay geçmesinin ardından iyileşme sürecinin tamamlandığı kabul edilmektedir.

Hayatını kaybeden kişinin desteğinden yoksun kalan yakınları (eş, çocuk, anne-baba yahut vefat edenin desteğini ispat eden kişiler) destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talep edebilir. Ayrıca yakınların yaşadığı acı ve ıstırabın karşılığı olarak manevi tazminat talebi de mümkündür.

Sigorta Tahkim Komisyonu, alternatif bir uyuşmazlık çözüm yolu olup; uzun süren yargılamalara göre daha kısa çözüm sunmaktadır.

Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde başvuru yapabilmek için aleyhine başvuru yapılan sigorta şirketinin Sigorta Tahkim Komisyonu üyesi olması yahut uyuşmazlığın temelinde zorunlu sigorta olması şarttır. Bir başka deyişle zorunlu sigortalarda tüm sigorta şirketleri aleyhine Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde başvuru yapılabilmektedir.

Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde yapılan başvurularda dosyanın incelemeleri tamamlanması akabinde hakem ataması gerçekleşmektedir ve hakem havalesi sonrasında en fazla 4 ay içerisinde ilgili yargılama neticelenmelidir. Parasal sınır itibari ile itirazı kabil kararlara karşı itiraz başvurusunda bulunulabilir ve ilgili itiraz incelemesi 2 aylık sürece tabiidir.İtiraz incelemesinden geçen bir karara karşı da parasal sınır itibari ile temyiz yolu açık olması hainde ilgili karara karşı temyiz kanun yolu başvurusunda bulunulabilmektedir. Temyiz sürecinde olan bir dosyanın temyiz incelemesinin ne zaman neticeleneceği hususu ise Yargıtay iş yükü ile ilgili bir durumdur ve herhangi bir süre düzenlemesi yoktur.

Kaza nedeniyle aracın kullanılamadığı süre boyunca uğranılan zarardır. Araçtan mahrum kalınan süre için tazminat talep edilebilir. Yargıtay uygulaması gereği; araç mahrumiyet tazminatı talebinde bulunmak için araç kiralama ispatı yapmak zorunluluğu da bulunmamaktadır.

Kural olarak istifa eden işçinin tazminat alma hakkı yoktur; fakat haklı nedenle fesih durumunda kıdem tazminatı talep edilebilir.

Ancak haklı nedenle derhal istifa hakkı 6 iş günü içerisinde kullanılmalıdır. Pek tabii ki haklı nedenin ispatı da gerekmektedir.

Ayrıca 1475 sayılı İş Kanunu m.14 hükmü gereği; askerlik nedeni ile, emeklilik nedeni ile, 08.09.1999 tarihi öncesinde sigortalılığı başlayan, 15 yıl ve 3600 gün sigortalılık şartını sağlayıp emeklilik için yaş bekleyen işçiler gerekli prosedürleri yerine getirmek kaydı ile, evlenen kadın işçinin evlilik tarihi itibari ile 1 yıl içerisinde kendi isteği ile iş akdini sona erdirmesi halinde dahi kıdem tazminatına hak kazanabilir.

İşyeri kayıtları, giriş çıkış bilgileri bir çok işyerinde bulunmadığından; bulunsa dahi işçinin temini genel olarak mümkün olmadığından; fazla mesai yapıldığının ispatı genel olarak tanık beyanları ile fazla mesai alacağı ispatlanabilir. Ancak tanık beyanlarına dayalı fazla mesai ispatı ve alacak hesabında belgeye dayalı bir alacak söz konusu olmadığından hakkaniyet indirimi uygulamasına gidilmektedir.

Fazla mesai alacaklarına ilişkin olarak bordroların imzalı olması ve ihtirazi kayıt düşülmeyen bordroların alacağa etkisi de gözetilmelidir. Ayrıca hileli bordrolamalar da söz konusu olabilmekte bu yönde de bir avukattan bilgi edinilmesi hak kaybı olmaması adına önem arz etmektedir.

Ayrıca önemle belirtmemiz gerekir ki; işyeri kayıtları ve yazılı belgelerle fazla çalışmalar ispat ediliyorsa ve fazla çalışmalara karşılık gelen ücret ödenmemişse; bu takdirde hakkaniyet indirimi uygulanmaksızın fazla mesai alacaklarına hükmedilmektedir.

Son yıllarda en çok karşılaşılan sorulardan biridir. Uygulamada “hobi bahçesi”, “kır evi”, “tiny house”, “bağ evi” gibi farklı isimlerle ifade edilse de hukuken bu yapıların tamamı aynı kapsamda değerlendirilir.

5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu uyarınca özellikle tarım arazileri üzerinde konut amaçlı yapılaşma kural olarak yasaktır.

Tarım arazileri üzerinden Yönetmelikte geçen deyimi ile ‘bağ evi’ yapmanın şartları vardır; buna göre kural olarak en az 5 hektarlık (50 dönüm) tarım arazileri üzerinde bağ evi yapımı mümkündür; dikili tarım arazilerinde ise en az 1 hektar (10 dönüm), örtü altı tarım arazisinde ise en az 0,3 hektar (3 dönüm) üzeri arazilerde izne tabii olarak 30 metrekare oturumlu ve iki katlı bağ evi yapımı mümkündür. Parsel bazında yalnızca 1 adet bağ evi yapılabilir ve de her bir aile aynı ilçe sınırları içerisinde en fazla 1 adet bağ evi yapım izni alabilir.

Sadece boşanma davalarında değil; hiçbir davada avukat ile temsil zorunlu olmamakla birlikte, sürecinizin doğru yürütülmesi ve hak kaybı yaşanmaması açısından avukat desteği oldukça  önemlidir.

Usulüne uygun çağrıya rağmen ifade vermeye gidilmemesi durumunda zorla getirme kararı ya da yakalama kararı verilebilir. Bu nedenle ilgili ifadeye çağrıya uyulması önemlidir; aksi takdirde geçici bir süre de olsa hürriyetinizden olabilirsiniz.

Sanık hakkında verilen cezanın belirli şartlar altında açıklanmamasını ifade eder. Ancak  somut olayda avantajlı olup olmadığı ayrıca değerlendirilmelidir. Ayrıca HAGB (Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması) kurumu 30.09.2026 tarihinden sonra Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı nedeni ile uygulanmayacaktır.

Türk vatandaşlığı; konut edinimi, yatırım, evlilik, uzun süreli ikamet gibi farklı yollarla kazanılabilir. Başvuru şartları somut duruma göre değişir.

Sınır dışı (Deport) kararına karşı idari yargıda dava açılarak ilgili işlemin iptali talep edilebilir ve açılan dava sınırdışı işleminin yürütmesi durdurulur.

İdarenin kamu gücünü kullanarak tek taraflı olarak tesis ettiği işlemlerdir. Hukuka aykırı idari işlemlere karşı iptal davası açılabilmektedir. İlgili davalar idari yargının konusuna girmektedir. İdari işleme karşı yürütmenin durdurulması talep edilebilmektedir.